Türkiye’de hayallerin sınırını zorlayan bir ilk gerçekleşiyor. Türkiye’de hayallerin sınırını bile zorlayan bir ilk gerçekleşiyor.

Planet Green Şirketi, “Uçan Araba” projesinin seri üretiminin Türkiye’de yapılması kararı aldı.

Planet Green Şirketi sahiplerinden Hüseyin Kızanlıklı ile Amerika’daki ortağı Kaya Boztepe, “Uçan Araba” projesinin seri üretimini Türkiye’ye getiriyor.

Amerikan Terrafugia şirketi ile seri üretim konusunda uzun bir uğraştan sonra gerekli anlaşmaların imzalandığını belirten Boztepe, “Yüzyılın projesi Türkiye’de gerçekleşecek” dedi.

Amerikan Terrafugia şirketi tarafından geliştirilen ‘transition’ adlı uçan araba, karada ve havada gidebiliyor. Satış fiyatı yaklaşık 200 bin dolar olacak uçan araba havalanabilmesi için 50 metrelik bir yol, park edebilmesi için ise 4-5 metrelik bir alanın yeterli olduğu ifade edildi.

Karada saatte 200 kilometre hız yapan aracın, havada 220 kilometreye ulaştığını belirten uzmanlar, bir düğme ile kanatlarını açarak uçak moduna geçen aracın tek motorla çalıştığını açıkladılar.

Normal benzinle bir araba gibi kullanılabilen, yolcu ve kargo taşıması dışında ilk yardım ve acil kurye gibi konularda yepyeni bir çığır açması düşünülen uçan arabanın son derece az yakıt kullandığı, hangar ve yüksek bakım masrafları ile havaalanına iniş sonrası ulaşım gibi problemlerini de tamamen ortadan kaldırdığı belirtildi.

Kanatları açılarak çok kısa mesafelerde inis, kalkış yapabilen ve küçük bir araba ağırlığında olan uçan araba’nın üretiminin de Türkiye’de yapılmasının planlandığı, konuyla ilgili ilk çalışmaların Haziran ayı içerisinde tamamlanacağı bildirildi.

Cep telefonlarından yayılan elektromanyetik dalgaların tavşanların seks hayatları üzerinde birtakım etkileri olduğu kanıtlandı.

Bilim insanları Nader Salama, Tomoteru Kishimoto, Hiro-Omi Kanayama ve Susumu Kagawa’nın neden cep telefonlarının tavşanların seks hayatları üzerindeki etkileri üzerinde çalıştıklarını merak edenlere cevapları ise şu:

Çok sayıda bilim insanı defalarca bir cep telefonunun başa yakın tutulmasının beyin üzerindeki etkilerini kanıtlamaya çalıştı ve büyük bölümü başarısız oldu.

Bu dört uzman ise farklı bir sorunu araştırdı: Bir cep telefonunun bir erkeğin testislerine yakın tutulması o erkeğin cinsel yaşamını etkileyecek mi?

Uzmanlar bir deney yaptı ve insan denek kullanımının zor, karmaşık olacağı düşüncesiyle, tavşanları kullandılar.

Dört bilim insanı, kesin bir dille cep telefonlarının yaydıkları dalgaların erkeğin cinsel davranışı üzerindeki olası etkilerini araştıran ilk uzmanlar olduklarını söylüyorlar.

Deneyde 12 hafta boyunca cinsel organlarının yanında cep telefonları açık tutulan altı erkek tavşanın ve yanlarında cep telefonu bulunmayan diğer altı erkek tavşanın cinsel aktiviteleri gözlemlendi. Çiftleşme sürecinin tüm detayları ayrıntılı bir şekilde not edildi ve izlendi.

Japonya’daki Tokushima Tıp Fakültesi’nde gerçekleştirilen araştırma sonucunda, cinsel organlarının yanında açık cep telefonu olan erkek tavşanların cinsel olarak diğer tavşan grubuna göre daha erken bitkin düştükleri ortaya çıktı.

Uzmanlar, tavşanlar üzerindeki bu etkinin pekala insanlar üzerinde de etkili olmasının muhtemel olduğunu, ancak bu konuda daha fazla araştırma yapılmasına ihtiyaç olduğunu belirtiyorlar.

Ankara’da 17 yaşındaki lise öğrencisi, çabuk bozulabilen gıdaların taşındığı tırların soğutma sistemlerindeki elektrik maliyetini ortadan kaldıran proje hazırladı.

Çağlayan Anadolu Lisesi öğrencisi Burak Ustaoğlu (17), çabuk bozulabilen gıdaların taşındığı tırların soğutma sistemlerinin çalışması için araç motorunun sürekli çalışarak akünün şarj edilmesi gerektiğini, elde edilen elektriğin tırın ihtiyaç duyulan diğer alanlarında da kullanılabileceğini söyledi.

Bunun yüksek maliyeti bulunduğunu, hazırladığı projeyle soğutma sistemleri için yedek bir enerji kaynağının devreye gireceğini ifade eden Ustaoğlu, projeyle tırların soğutma sistemlerindeki elektrik maliyetini sıfıra indirerek elektrik tasarrufu sağlamayı amaçladığını bildirdi. Projesinin temelinin, statik ortamdaki havayı kinetik enerjiye çevirmeye dayandığını anlatan Ustaoğlu, şöyle konuştu:

Biri kalp krizine diğeri saman nezlesine çare olacak iki aşı üretildi. 3 ile 5 yıl içerisinde kullanılabilecek ‘kalp aşısı’ vücuda yüklenen kötü kolesterolü etkisiz hale getirerek, krizi önleyecek. Saman nezlesini bitiren aşı ise önümüzdeki yıl piyasada olacak.

İsceçli bilim insanları, kalp krizinden ölümleri üçte iki oranında azaltma iddiasındaki aşıyı tanıttı. Karolinska Enstitüsü’nce yapılan araştırma sonucunda üretilen ve şimdilik yalnızda fareler üzerinde denenen aşı, insanlar üzerindeki testlerde de olumlu sonuç verirse, 3 ile 5 yıl içerisinde kullanılabilir hale gelecek .

T hücrelerini durduracak

Aşının özelliği , vücuda yüklenen kötü kolesterolü etkisiz hale getirmesi. Bağışıklık sistemimiz, vücuttaki kötü kolesterolü tespit ettiği anda, bir savunma mekanizması olarak T hücreleri göreve koşuyor ve bu şekilde, bu kolesterolün kana karışmasına engel olmaya çalışıyor.

Ancak T hücrelerinin ciddi bir olası yan etkisi var: Kalbe kan pompalanmasını engellemek suretiyle kalp krizine sebep olmak. İsveçli bilim insanları da, işte bu nedenle, kötü kolesterole doğrudan saldıran ve onu yok eden bu aşıyı geliştirdiler. Aşı yapıldığı anda bağışıklık sistemimiz, kötü kolesterol tehlikesinin ortadan kalktığını algılayıp, kalp krizine neden olabilecek T hücrelerini görevlendirmiyor ve böylece de ölümcül rahatsızlık önlenmiş oluyor.

Kandaki kolesterol seviyesini kısmen beyinin belirlediği ortaya çıktı.

Nature Neuroscience dergisinde yayınlanan araştırmada, beyindeki açlık hormonunun kanda dolaşan kolesterol için “uzaktan kumanda” işlevi gördüğü belirtildi.

Araştırma, ”kolesterolün sadece yiyip içtiklerimiz ve karaciğerdeki kolesterol üretimiyle bağlantılı olduğu” inancıyla zıtlık oluşturuyor.

Cincinnati Üniversitesi’nden bir grup bilim adamının fareler üzerinde yaptığı deneyde, açlık hormonu “ghrelin” seviyesinin artmasının, hayvanların kanındaki kolesterol miktarının yükselmesine yol açtığı ortaya çıktı.

Kandaki kolesterol seviyenin yükselmesinin nedeninin, beynin karaciğere daha az kolesterol depolaması emri vermesinden kaynaklandığı belirtildi.

Gherlin hormonunun, gıda alımı ve enerji tüketimini düzenleme rolünü yerine getirirken beyindeki bir reseptörü engellediği biliniyor.

Fareler üzerinde yapılan başka bir deneyde, bu reseptörün bloke edilmesinin de kandaki kolesterolü artırdığı gözlendi .

Araştırma başkanı Prof. Dr. Matthias Tschoep, uzun zamandır kolesterolün besinlerin emilimi veya sentezi ile karaciğer salgıları tarafından düzenlendiğine inanıldığını hatırlatarak, araştırmanın ilk kez, kolesterolün aynı zamanda merkez sinir sisteminin doğrudan kumandası altında olduğunu gösterdiğini belirtti.

Bu araştırmaların, kolesterolü düşürmek için yeni tedavi yöntemlerinin bulunmasını sağlayabileceğine dikkat çekiliyor.

Yapılan yeni bir araştırma, dünya genelinde yılanların sayısının azalmakta olabileceğini ortaya koydu.

Avrupa, Afrika ve Avustralya’da sekiz yılan türü üzerinde yapılan bir araştırmada, pek çok yerde son 15 yıl içinde yılan sayısının hızla azaldığı anlaşıldı.

Dünyadaki yılan sayısındaki azalışın 1998 yılında belirgin bir hal aldığı anlaşılıyor.

Avrupa engerekleri ve Batı Afrika zehirli yılanları bu yıldan itibaren azalmaya başladı.

Bazı bölgelerde sayıdaki azalış oranı yüzde 90′ı buldu.

Japonlardan yeni icat! Şimdi de gözün gördüğün anında kaydeden cihaz geliştirdiler!

Japon elektronik devi Sony laboratuvarlarında gözün gördüklerini anında kaydeden bir cihaz geliştirildi. Gözlüğün tek camına sığabilen kamera bir verici sayesinde kaydedilen tüm görüntüler yakınlardaki bir bilgisayara aktarılabiliyor.

Mini kamera gözün hareketini takip ediyor, okunan bir metni bile hafızasına alabiliyor.

Sony mühendisleri halen üzerinde çalıştıkları cihazı gözlüğün çerçevesine yerleştirip bir de GPS sistemi entegre etmeyi planlıyor.

Bir süredir test sürecinde olan robot lazer silahı, test aşamasını başarıyla tamamladı. Şimdi tatbikatta denenecek…

ABD Deniz Kuvvetleri lazer top ve robot ile donatılmış, robot lazer silahın testlerinin başarıyla tamamlandığını duyurdu.

“Phalanx” yada diğer bilinen adıyla “R2-D2″ robot lazer silahı, silah sistemleri geliştiricisi Raytheon firmasının gemi savunma sistemine lazer sisteminin uyarlanması ile yapılmış.

Test süreci başarıyla tamamlanan ışın silahı “temsili savaş senaryosunda” bir tatbikatta denenecek. Bu teknoloji tatbikatta gökyüzünde uzaktan kumandalı bir uçağı vurmak için kullanılacak. Bu kapsamda lazer silahı, ABD Deniz Kuvvetleri Deniz Sistemleri komutasında California sahilinde bulunan San Nicolas adasına yerleştirildi.

Phalanx robot lazer silahı gelen güdümlü füzeleri kendi radarıyla tespit edebiliyor. Kendini hedefe kilitleyip hedefe ateş ederek imha yada tahrip edebiliyor. Bunun için insana ihtiyaç duymuyor. İnsan müdahalesi sadece gerekli ayarlar yapılması gerektiğinde yada bazı durumlarda ateş hızını ayarlamak ve sistemi açıp kapatmak için gerekiyor. Sınırlı bir menzile sahip olan lazer silahının atış için gerekli olduğunda yeniden yüklenmesi gerekmekte.

Raytheon Firması gemi savunma sistemi genellikle 20mm mitralyöz silahla donatılmıştır ve gelen füzelere karşı bir geminin son savunma hattıdır. Eğer gemiler lazer silahla donatılabilirse askeri birimler birçok avantaja sahip olacaklar. İlk olarak yüklenmesi zorlu olan ve zaman alan gemi topları olmayacak. Top mermilerine de ihtiyaç olmayacağından, gemiler hem yer hem ağırlık bakımından rahat bir duruma gelecek. Mermi taşıyan ve yükleyen askeri lojistik birimlerinin bu yüküde ortadan kalkacak.

Sağlıktan sanayiye hayatın birçok alanında insanlığın yararına kullanılan lazer, insan tarafından tehlikeli bir silaha dönüştürüldü. Gelişen teknoloji ve yapılan çalışmalar gösteriyor ki lazer savaşları çokta uzakta değil…

  • Manolya Scritpt indir Sohbete Başla

    >>>>www.TRTsohbet.net sohbet odalarına girerek Seviyeli ve Kaliteli Sohbet için ilk adımı atabilirsiniz<<<<
  • Ziyaretler

    Bu Günkü Ziyaretler: 381
    Online Ziyaretci:22
    İşletim Sisteminiz:Sayfa: Home
    Tarayıcınız:Sayfa: Home
  • İHH Destek Ver

  • TRTsohbetFM

  • İHH’ya Destek Verin..

  • Sponsorlar