Federal Yargıtay, embriyonun rahme yerleştirilmeden önce kalıtımsal hastalıklara karşı test edilmesinin Almanya’da yürürlükte olan “embriyoyu koruma yasasına” aykırı olmadığına hükmetti.

Berlinli 47 yaşındaki bir jinekolog, üç çifte ait embriyolarda Almanya’da uygulanması yasak olan tanı yöntemini kullanarak anormallik tespit etmiş ve sadece sorunlu olmayan embriyolar ile aşılama yapmıştı. Berlin Eyalet Mahkemesi geçen yıl doktorun yasaya aykırı davranmadığına hükmetmiş, ancak savcılığın karara itirazı üzerine dava Yargıtay’a taşınmıştı.

Almanya’da hâlâ birçok çift yürürlükte olan embriyoyu koruma yasasının çok sıkı olması nedeniyle çocuk sahibi olabilmek için çareyi yurt dışına çıkmakta arıyor.

Yine bundan birkaç ay önce Almanya’nın Bavyera eyaletinde yaşayan ve çocuk sahibi olamayan bir çift çareyi Hintli bir taşıyıcı anneyle anlaşmakta bulmuştu. Ancak çift doğan ikiz bebeklere Alman pasaportu almak için başvurduğunda Almanya’da 20 yıldan bu yana uygulamada olan ‘embriyoyu koruma yasası’nın engeline takıldı.

Almanya’da yürürlükte olan yasa uyarınca taşıyıcı anneliğe, yumurta bağışına ve embriyonun rahme yerleştirilmeden önce kalıtımsal hastalıklara karşı test edilmesine izin verilmiyor.

NASA ile Ay Üssü Alfa!

Gelmiş geçmiş en gerçekçi oyunlardan biriyle tanışmaya hazırlanın: İşte o oyun ve ardındaki dev isim.

Son zamanlarda uzay semalarında eskisine nazaran pek fazla insan göremiyoruz. Bunun yüzlerce farklı sebebi olabilir ama NASA, herhangi bir astronotun onlarca yıl içerisinde bir kez aya gidebilmesindense, herhangi bir kişinin bile istediği zaman bu uzay yolculuğunu yapabilmesini istemiş.

Gelecek ay bizlerle olmaya hazırlanan Moonbase Alpha isimli oyun sadece alışılagelmiş bir bilim kurgu oyun deneyimi peşinde koşmuyor. Aksine; arkasına aldığı NASA gibi bir gücü sonuna kadar kullanmaya çalışmış. Özellikle çevre detayları ve uzayda bulunma hissiyatı üzerinde ısrarla durulmuş. Zaten oynayacağımız oyun kelimenin tam anlamıyla bir simülasyon. Bu sebepten yapacağımız görevler de farklılıklar içeriyor olacak. Misal; bolca “Houston, bir sorunumuz var” cümlesini sarf edeceğiz.

Oyun ne zaman hazır olacak?

Bir yandan uydulardaki sorunları tamir etmeye çalışırken, bir yandan da oksijen gücümüze odaklanmaya çalışacağız. Anlayacağınız bir birey olarak uzayın gerekliliklerini yerine getirmemiz gerekecek.

NASA, Moonbase Alpha konusunda çok iddialı. Kendi uzay verileri, mühendislik ve matematik tasarımlarının bir oyunla birleştiği zaman nereler olabileceğini gözler önüne sermek için çok çalışmışlar.

Hem tek kişilik senaryo olarak, hem de bir arkadaşımızla co – op olarak oynayabileceğimiz Moonbase Alpha 6 Temmuz’da Steam üzerinden yayınlanmayı bekliyor

Türk mühendisler, insansız hava araçlarının (İHA) ardından, bu kez de tasarımı, dizaynı ve yazılımı tamamen özgün ve yerli olan Türkiye’nin ilk insansız deniz aracını (İDA) üretti.

İnsansız araçların geliştirilmesi konusunda faaliyet gösteren Global Teknik AŞ mühendisleri, TÜBİTAK’ın da desteğiyle 4 yıl önce başlattıkları projeyi tamamladı. Yaklaşık 3 milyon dolara mâl olan projenin sonunda 30 knot hız yapabilen, uydu vasıtasıyla dünyanın her tarafından sevk ve idare edilebilecek, üzerine radar, sonar, su altı kamerası, robot kolları, hafif makineli tüfek sistemleri gibi cihazların monte edilebileceği İDA ortaya çıktı. Global Teknik AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Karalar, testlerden başarıyla geçen 4 metre uzunluğundaki İDA’nın kullanıma hazır olduğunu söyledi. Hakan Karalar, geliştirdikleri insansız su üstü aracı sayesinde çok ucuz maliyetlerle insan hayatını riske atmadan her türlü data, görüntü ve analiz sonuçlarının elde edilebileceğini kaydetti. Karalar, yurtdışında başta Mısır olmak üzere korsan faaliyetlerin sık sık gündemde olduğu bazı Körfez ülkelerinden de talep geldiğini söyledi.

Türk mühendisler, İnsansız Hava Araçlarının (İHA) ardından, bu kez de tasarımı ve yazılımı tamamen özgün ve yerli olan Türkiye’nin ilk “İnsansız Deniz Aracı” nı üretti. İnsansız araçların geliştirilmesi konusunda faaliyet gösteren Global Teknik A.Ş’deki mühendisler, TÜBİTAK’ın da desteğiyle 4 yıl önce başlattıkları “Globida İnsansız Su Üstü Aracı Projesi” ni tamamladı.

Türkiye’de iş bulamayan Dr. Ali Erdemir, ABD’ye döndü ve dünyanın en başarılı 100 bilim insanı arasına girdi. Türkiye’de ‘Su gibi İngilizcen var’ diye otel lobisinde çalışması önerilen Erdemir, enerji problemi konusunda dünyanın umudu oldu!

Radikal gazetesinden Betül Kotan’ın haberine göre Amerika’da tripoloji konusunda yaptığı doktoranın ardından Türkiye’de bir milletvekili tarafından İngilizcesi iyi diye otel resepsiyonunda çalışması önerilen Dr. Ali Erdemir, Amerika’da sürtünmesiz kaplama ve nano ölçekte yapay elmas gibi icatlarıyla bilim dünyasında çığır açtı.

21. yüzyılın en başarılı 100 bilim adamı arasında adı geçen Dr. Ali Erdemir, sürtünme katsayısını binde bire düşürmeyi başararak teflondan 40 kat daha kaygan bir yüzey ve dünyanın enerji sorununa alternatif üretti. Buluşlarıyla tam dört kez Bilim Nobeli olarak kabul edilen R&D 100 ödülüne layık görülen Erdemir, Bilim Oscar’ı olarak adlandırılan Discover Magazine Ödülü’nün de sahibi. 3 bin 500 bilim adamının çalıştığı Argon Laboratuvarı’nda 22 yıldır çalışmalarını sürdüren Erdemir, laboratuvarın en seçkin 36 bilim adamı arasında.

Uzmanlar, bilgisayarların yanlış kullanımı neticesinde fayda yerine özellikle çocuklara zarar verdiğini bildirdi…

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Ali Peri, modern yaşamın ve eğitimin vazgeçilemez bir parçası haline gelen bilgisayarların, yanlış kullanımı sonucu fayda yerine, topluma ve özellikle çocuklara zarar vermeye başladığını söyledi.

Peri, düzenlediği basın toplantısında, teknolojinin en önemli nimetlerinden biri olan bilgisayarın, insanların hayatına daha çocukluk çağında girmeye başladığını vurguladı. Her gün artan fonksiyonları sayesinde, modern yaşamın ve eğitimin vazgeçilemez bir parçası haline gelen bilgisayarın, yanlış kullanımı sonucu fayda yerine, topluma ve özellikle çocuklara zarar vermeye başladığını ifade eden Peri, ”Her geçen gün sayıları artan internet kafeler ve evlerdeki yerini televizyon gibi büyük bir hızla alan internet erişimli bilgisayarlar, çocuklarımızın hayatında olumsuz etkiler bırakmaya başlamıştır” dedi.

Anne ve babaların, sokağa çıkmasını istemedikleri çocuklarını sosyal ilişkiden mahrum bırakarak ”bilgisayara ve yalnızlığa ittiğini” söyleyen Peri, sözlerini şöyle tamamladı:

”Tabii ki çağın gerektirdiği teknolojik aletlerden çocuklarımızı mahrum bırakmamalıyız. Ancak çocuklarımıza bu aletlerin faydalı bir şekilde kullanılmasını da öğretmeliyiz. Burada en önemli görev anne ve babalara, bunun yanında da okullarımıza düşmektedir. Okullardaki bilgisayar kütüphanelerinin sayıları artırılmalı ve bilgisayarların faydalı bir şekilde kullanımı çocuklarımıza öğretilmeli, çocuklarımızın bu ihtiyaçları sağlıklı bir şekilde karşılanmalıdır. Ders sistematiği içinde faydalı bilgisayar oyunlarına yönelen çocuklar, bu teknolojiden sağlıklı bir şekilde yararlandırılmış olacaklardır. Sağlıklı bir şekilde kullanılan bilgisayarların, çocuklarımızı zihinsel açıdan geliştirdiği, algılama ve muhakeme gücünü artırdığı da unutulmamalıdır. Aksi takdirde gelişi güzel ve yanlış kullanılan bilgisayarlar neticesinde, kendini ifade edemeyen, toplumdan soyutlayan ve sosyalleşemeyen yeni bir nesil oluşuyor.”

Niğde Üniversitesinde TÜBİTAK desteğiyle yürütülen proje kapsamında Akdeniz Bölgesi’ndeki örümcek faunasının envanteri çıkarıldı.

Proje kapsamında Türkiye’den dünya literatürüne ilk kez 3 yeni örümcek türü kazandırılırken, 82 yeni türün de varlığı tespit edildi.

Niğde Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Profesör Aydın Topçu, Akdeniz Bölgesi’nde mevcut örümcek faunasını belirleyerek, Türkiye’nin sahip olduğu biyoçeşitliliğin ortaya çıkarılmasına katkı sunmayı hedeflediklerini söyledi.

Topçu, son dönemde çok sayıda değişik faktörler nedeniyle yok olmaya yüz tutan canlı türleri ile bunların habitatlarının belirlenmesinin, bu canlı türlerinin korunabilmesi için çözüm önerisi geliştirilmesinde çok önemli olduğunu dile getirdi.

TÜBİTAK Temel Bilimler Araştırma Grubunca desteklenen ’’Akdeniz Bölgesi Araneofaunasının Belirlenmesi’’ isimli projelerinin 3 yıl sürdüğünü anlatan Topçu, proje kapsamında Akdeniz bölgesinde 385 bölgeden örnekler topladıklarını ve bunların tanımlanabilmesi için gerekli malzemeleri sağladıklarını bildirdi.

Projelerinin Türkiye’de örümcekler konusundaki kapsamlı ilk çalışma olduğuna dikkati çeken Topçu, ’’Proje kapsamında, dünya literatürüne ilk kez 3 yeni örümcek türü kazandırdık. Bunun yanı sıra Türkiye’den kaydedilmemiş 82 türün varlığını da ortaya koyduk. Bugüne kadar Türkiye’den 760 örümcek türü kaydedilirken, proje buna yaklaşık yüzde 12’lik ilave sağladı’’ dedi.

Projede elde ettikleri sonuçlarla 13 makale yayınladıklarını ifade eden Topçu, şunları kaydetti:

’’Projenin sonuçlarının yakın zamanda çevresel etkileri görülebilecektir. Özellikle mağaralardan tespit edilen ve dünya literatürüne ilk kez tarafımızdan kazandırılan türler bu bölgenin tanıtımında önemli rol oynayacak. Aynı zamanda çevrenin korunması yönünde olumlu etkiler doğurabilecek.’’

Yeni bir araştırmaya göre arı iğnesi, eklem iltihabını tedavisine yardımcı oluyor.

Sao Paulo Üniversitesi’nde yapılan araştırmada astım ve MS hastalarına uygulanan ‘arı sokma terapisi’nin etkileri incelendi.

Bu alanda yapılan ilk araştırma olan çalışmada, arı zehrinin eklem iltihamının tedavisinde ve bu hastalıktan korunmada yardımcı olduğu ortaya çıktı. Arı zehrindeki moleküller, iltihabı kontrol altına alan glukokortikoidler isimli hormonda artışa neden oluyor. Zehir bağışıklığı da güçlendiriyor.

AMOLED’den sonra yeni bir ekran çeşidi!

AMOLED ekranların popülaritesi azalmıyor, artıyor. HTC ise üzerine bir de Sony ile anlaşıyor…

Cep telefonu sektöründe yapılan en son tartışmalar AMOLED ve LCD ekranların kıyaslanması üzerine.

Eski nesil LCD ekranlarla arasında büyük fark olan AMOLED ekranların, vadedildiği kadar üstün olup olmadığı tartışılıyor. Yeni nesil Sony Super TFT LCD’lerin de aynı görüntü kalitesini ve açıları sunabildiği, pil ömrü konusunda da hassas olduğu belirtiliyor.

Bu tartışmaların bir sebebi ise genel olarak AMOLED ekranlara gösterilen büyük ilgi ve artık tedarikte oluşan sıkıntılar. Buna karşılık HTC AMOLED kullanan ve piyasada satılan bazı modellerinin, SLCD kullanan türlerini de piyasaya sunmayı planlıyor.

Samsun’un yüksek miktarda sipariş yüzünden 3.7 inçlik WVGA AMOLED yetiştirmete zorluk çektiği ve Desire, Droid Incredible ve Nexus One gibi cep telefonlarının da bu durumdan etkilenebileceği, farklı ekran seçeneklerinde sunulableceği konuşuluyor.

  • Manolya Scritpt indir Sohbete Başla

    >>>>www.TRTsohbet.net sohbet odalarına girerek Seviyeli ve Kaliteli Sohbet için ilk adımı atabilirsiniz<<<<
  • Ziyaretler

    Bu Günkü Ziyaretler: 781
    Online Ziyaretci:12
    İşletim Sisteminiz:Sayfa: Home
    Tarayıcınız:Sayfa: Home
  • İHH Destek Ver

  • TRTsohbetFM

  • İHH’ya Destek Verin..

  • Sponsorlar