Google kendini süren araba yapıyor
Google, dün gece yaptığı açıklamada sadece internet teknolojilerinde sunduğu çözümlerle değil, tüm insanlığın en büyük problemlerine de çözüm arayan bir şirket olmak istediklerini bildirdi. Bu problemlerin başında, yılda ortalama 1.2 milyon kişinin hayatını kaybettiği trafik kazaları var. Araba güvenliğinin yanı sıra, verimli kullanım ile zararlı gazların salınımı da Google’ın notları arasında.
Sitenizi Google’de üst sıralara nasıl taşırsınız?
Google Trustrank ve Caffeine algoritması aslında az bilinen şu açığı kapatmadı vede kapatamaz. Google ile yapılan aramalarda üst sıralarda yer alabilmek için gereken SEO destekli web siteniz ile bilgileriniz Google tarafından düzgün ve sorunsuz olarak indekslenir, siteniz için Google da yapılan aramalarda aradığınız sözcük ile listelemeler arasında yerinizi aldıktan sonra bu açık işlemeye başlıyor..
Federal Yargıtay, embriyonun rahme yerleştirilmeden önce kalıtımsal hastalıklara karşı test edilmesinin Almanya’da yürürlükte olan “embriyoyu koruma yasasına” aykırı olmadığına hükmetti.
Berlinli 47 yaşındaki bir jinekolog, üç çifte ait embriyolarda Almanya’da uygulanması yasak olan tanı yöntemini kullanarak anormallik tespit etmiş ve sadece sorunlu olmayan embriyolar ile aşılama yapmıştı. Berlin Eyalet Mahkemesi geçen yıl doktorun yasaya aykırı davranmadığına hükmetmiş, ancak savcılığın karara itirazı üzerine dava Yargıtay’a taşınmıştı.
Almanya’da hâlâ birçok çift yürürlükte olan embriyoyu koruma yasasının çok sıkı olması nedeniyle çocuk sahibi olabilmek için çareyi yurt dışına çıkmakta arıyor.
Yine bundan birkaç ay önce Almanya’nın Bavyera eyaletinde yaşayan ve çocuk sahibi olamayan bir çift çareyi Hintli bir taşıyıcı anneyle anlaşmakta bulmuştu. Ancak çift doğan ikiz bebeklere Alman pasaportu almak için başvurduğunda Almanya’da 20 yıldan bu yana uygulamada olan ‘embriyoyu koruma yasası’nın engeline takıldı.
Almanya’da yürürlükte olan yasa uyarınca taşıyıcı anneliğe, yumurta bağışına ve embriyonun rahme yerleştirilmeden önce kalıtımsal hastalıklara karşı test edilmesine izin verilmiyor.
Niğde Üniversitesinde TÜBİTAK desteğiyle yürütülen proje kapsamında Akdeniz Bölgesi’ndeki örümcek faunasının envanteri çıkarıldı.
Proje kapsamında Türkiye’den dünya literatürüne ilk kez 3 yeni örümcek türü kazandırılırken, 82 yeni türün de varlığı tespit edildi.
Niğde Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Profesör Aydın Topçu, Akdeniz Bölgesi’nde mevcut örümcek faunasını belirleyerek, Türkiye’nin sahip olduğu biyoçeşitliliğin ortaya çıkarılmasına katkı sunmayı hedeflediklerini söyledi.
Topçu, son dönemde çok sayıda değişik faktörler nedeniyle yok olmaya yüz tutan canlı türleri ile bunların habitatlarının belirlenmesinin, bu canlı türlerinin korunabilmesi için çözüm önerisi geliştirilmesinde çok önemli olduğunu dile getirdi.
TÜBİTAK Temel Bilimler Araştırma Grubunca desteklenen ’’Akdeniz Bölgesi Araneofaunasının Belirlenmesi’’ isimli projelerinin 3 yıl sürdüğünü anlatan Topçu, proje kapsamında Akdeniz bölgesinde 385 bölgeden örnekler topladıklarını ve bunların tanımlanabilmesi için gerekli malzemeleri sağladıklarını bildirdi.
Projelerinin Türkiye’de örümcekler konusundaki kapsamlı ilk çalışma olduğuna dikkati çeken Topçu, ’’Proje kapsamında, dünya literatürüne ilk kez 3 yeni örümcek türü kazandırdık. Bunun yanı sıra Türkiye’den kaydedilmemiş 82 türün varlığını da ortaya koyduk. Bugüne kadar Türkiye’den 760 örümcek türü kaydedilirken, proje buna yaklaşık yüzde 12’lik ilave sağladı’’ dedi.
Projede elde ettikleri sonuçlarla 13 makale yayınladıklarını ifade eden Topçu, şunları kaydetti:
’’Projenin sonuçlarının yakın zamanda çevresel etkileri görülebilecektir. Özellikle mağaralardan tespit edilen ve dünya literatürüne ilk kez tarafımızdan kazandırılan türler bu bölgenin tanıtımında önemli rol oynayacak. Aynı zamanda çevrenin korunması yönünde olumlu etkiler doğurabilecek.’’
Otomobilde yakılan her sigaranın camlar açık olsa da aracı bir “gaz odasına” dönüştürdüğünü gözlemleyen İtalyan bilim adamları, sigara yasağının genişletilmesi için kolları sıvadı.
İtalyan Corriere della Sera gazetesinde çıkan habere göre, otomobilde sigara içilmesinin ardından ince tozların 100 kat, partiküllerin 10 kat, organik bileşiklerin de 3 kat arttığını gözlemleyen bilim adamları, bu verilerin özellikle astım ve kalp hastaları için oldukça ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkati çekti.
Camları açmanın da aracın içindeki havayı temizlemeye yetmediğine işaret eden bilim adamları, otomobildeki pasif içicilerin korunmasının bir yolu olmadığını kaydetti.
İtalya’da sigara tiryakilerinin yüzde 60′ının ”otomobillerinde sigara içtiklerini” söylediklerini belirten bilim adamları, sigara yasığının genişletilmesi tavsiyesinde bulundu.
Henüz suya girip yüzen bir zürafa görülmese de bilgisayar simülasyonları uzun boyunlu, uzun bacaklı bu doğa harikasının ‘yüzebildiğini’ göstermiş.
Filler dahil memeli hayvanların çoğunun yüzebilmesine karşın, doğa ya da doğa belgesellerinde zürafaları yüzerken görmeyen bir paleontolog, bir bilgisayar uzmanının yardımıyla sorunun cevabını aramış. Sonuç; Bilgisayar simülasyonları, artistik puanları düşük de olsa zürafaların yüzebileceğini gösteriyor.
Kanada’daki Royal Tyrrell Müzesi’nden paleontolog Donald Henderson ile Potsmouth Üniversitesi’nden (İngiltere) Darren Naish, Doğu Afrika memelileri atlasındaki zürafa (Giraffa camelopardalis) yararlanarak bilgisayarda bir “sanal zürafa” oluşturmuşlar. Sonra da zürafanın seviyesi yükselen su içinde duruşunu simule etmişler. Suyun seviyesi 2,8 metreye ulaşınca hayvanın ayaklarının tabandan kesildiği ve yüzdüğü görülmüş.
Ama ne yüzüş! Kalçaları omuzlarından daha yüksekte, uzun boynu suyun üzerine boylu boyunca yatmış, ağzı ve burnunu zorlukla su üstünde tutabiliyor. Ama olsun, göbeği ve ayakları havaya dönmüyor, daha da önemlisi batmıyor.
West Chester Üniversitesi’nden (ABD) işlevsel morfolog (biçimbilimci) Frank Fish, çalışmayı alkışlarken bu gibi bilgisayar modellerinin araştırmacıların yardımına koşmasının önemini vurguluyor. “Eski günlerde”diyor, “aklınıza böyle bir şey takıldığında, eğer yakalayabilirseniz hayvanı tutar suya atardınız!”.
Şeker hastalığı riskini artıran 12 yeni gen belirlendi.
İngiltere’deki Londra Kraliyet Üniversitesi ve Fransa’daki Pasteur-Lille Enstitüsü’nden bilim adamları, Avrupalı yaklaşık 150 bin kişinin katıldığı araştırmada tip 2 diyabet riskini artıran 12 yeni gen belirledi. Böylece bu hastalığa neden olabilen 38 gen belirlenmiş oldu.
“Nature Genetics” dergisinde yayımlanan araştırma sonuçları, başta aşırı kilolu gençler ve ailesinde şeker hastaları bulunan kişiler olmak üzere kimlerde bu hastalık riskinin daha fazla olduğunu anlamaya yardımcı olabilecek.
Araştırmanın ayrıca yeni tedavi yöntemlerinin bulunmasına katkıda bulunabileceği belirtildi.
Amerikan Lockheed-Martin firması, geleceğin süper sonik uçağının tasarım konseptini geliştirdi.
Firmadan temin edilen simülasyonda, süper sonik uçağın kanat altı kısmında ‘devrik v’ motoru kullanımıyla sonik patlamaların düzeyi önemli ölçüde azaltılarak, uzun menzilli uçuşlar mümkün olabilecek. Lockheed-Martin’in bu yeni tasarımı, Amerikan ulusal havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA), Uzay-Havacılık Araştırma Misyonu Müdürlüğü’nün ’2030-2035 döneminde hizmete girebilecek ve finanse edilmiş gelişmiş uçak araştırmaları’ tasarımları arasına girdi.




