<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>GunlukYasam.Com &#187; ilginç buluşlar</title>
	<atom:link href="http://gunlukyasam.com/category/bilim-ve-teknik/ilginc-buluslar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://gunlukyasam.com</link>
	<description>Günlük Yaşantınıza Dair Her Şey Burada...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 25 Feb 2011 16:06:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>8 bin 200 yıllık mühür bulundu</title>
		<link>http://gunlukyasam.com/8-bin-200-yillik-muhur-bulundu.html</link>
		<comments>http://gunlukyasam.com/8-bin-200-yillik-muhur-bulundu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Sep 2010 10:00:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ilginç buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[höyüğü]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kazı]]></category>
		<category><![CDATA[mühür]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[yeşilova]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gunlukyasam.com/?p=6958</guid>
		<description><![CDATA[8 bin 200 yıllık mühür bulundu
İzmir'in en eski yerleşim alanlarından olan Yeşilova Höyüğü'ndeki kazılarda 8 bin 200 yıllık bir mühür bulunduğu, mührün o dönemde yaşayanlardan yöneticilik yapan birine ait olduğu belirtiliyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir&#8217;in en eski yerleşim alanlarından olan Yeşilova Höyüğü&#8217;ndeki kazılarda 8 bin 200 yıllık bir mühür bulunduğu, mührün o dönemde yaşayanlardan yöneticilik yapan birine ait olduğu belirtiliyor.<br />
<a href="http://gunlukyasam.com/wp-content/uploads/2010/09/319320091215104056588.jpg"><img src="http://gunlukyasam.com/wp-content/uploads/2010/09/319320091215104056588.jpg" alt="319320091215104056588 8 bin 200 yıllık mühür bulundu" title="319320091215104056588" width="272" height="204" class="alignnone size-full wp-image-6959" /></a><br />
Yeşilova Höyüğü Kazı Başkanı Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç.Dr. Zafer Derin, gazetecilere yaptığı açıklamada, Yeşilova Höyüğü&#8217;nde yürütülen kazıların, İzmir&#8217;in en eski tarihine ışık tuttuğunu, kazılar sayesinde İzmir&#8217;de yerleşik hayatın 8 bin 500 yıllık geçmişi olduğunun kanıtlanmasından sonra önemli bir tarihi eser daha ortaya çıkarıldığını söyledi.<span id="more-6958"></span></p>
<p>Bornova Belediyesinin destek verdiği kazılarda çıkarılan 8 bin 200 yıllık mührün, Anadolu&#8217;da kullanılan en eski mühürlerden biri olduğunu belirten Derin, şu bilgiyi verdi:</p>
<p>&#8221;Mühür yaklaşık MÖ 6 bin 200 yıllarına ait. O tarihte bu bölgede yöneticilik yapmış önemli birinin mührü olduğu anlaşılıyor. Boğa şeklindeki bu mühür, aynı zamanda Anadolu&#8217;da bulunan en eski birkaç mühür arasında yer alıyor. Bu yönüyle de çok kıymetli bir tarihi eser. 2005 yılında başlayan kazılardan bugüne kadar birçok önemli bulguları açığa çıkardık. İzmir&#8217;in ilk yerleşimcileri kimlerdir sorusunun cevabı, burada her gün değişiyor. Tarımda, hayvancılıkta ileri bir uygarlığa sahip olduklarını öğreniyoruz. İlk etapta 25-30 bin metrekare olarak düşünüyorduk kazılacak olan alanı. Sonrasında bu alan 100 bin metrekareyi aştı. Bugüne kadar müzeye 700 kadar eser verdik. Her yıl 150 eser veriyoruz. Burası hem turizm açısından hem de bilimsel açıdan önemli bir bölge.&#8221;</p>
<p>-&#8221;BORNOVA, UYGARLIKLARIN BEŞİĞİ OLDUĞUNU GÖSTERDİ&#8221;-</p>
<p>Bornova Belediye Başkanı Kamil Okyay Sındır da Yeşilova&#8217;daki kazıların 8 bin 500 yıl önce Bornova&#8217;da yaşamın var olduğu, Bornova&#8217;nın uygarlıklar beşiği olduğunu gösterdiğini belirtti.</p>
<p>Yeşilova Höyüğü&#8217;nde bulunan her türlü eseri canlandırmak adına bu alanın yan tarafında bir proje hayata geçirdiklerini, bu alanda insanların geçmiş dönemlerde burada nasıl yaşadıklarının, canlandırmayla gösterileceğini belirten Sındır, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8221;Bu alanın yanını üçüncü derece arkeolojik sit alanı olarak işaretlettik. Bu alan için mimari proje yarışması yaptık. Jüri şu an gelen projeleri değerlendiriyor. Buradan çıkacak projeyle kazı alanının hemen yanında sergi ve eğitim merkezi projesini hayata geçireceğiz. Burada dünyaya örnek olacak bir yapı olacak. Hedefimiz, İzmir&#8217;in ve Bornova&#8217;nın tarihini yaşayarak öğretmektir. Buradan çıkan eserleri müze ortamında sergiliyoruz. O binada eğitimler, seminerler verilecek. İnsanlığın o zamandan bu zamana kadar geçen yaşamlarını tüm halkımızla paylaşacağız. Bu sayede uluslararası cazibe merkezi oluşturacağız. Bornova&#8217;da Homeros&#8217;un yaşaması, Levantenlerin varlığı tarihsel plan çerçevesinde Bornova&#8217;yı cazibe merkezi haline getirecek.&#8221;<strong>Popüler Yazılar:</strong>
<ul class="popular-posts">None Found
</ul>
<p><!-- popular Posts took 24.190 ms --></p>
<img src="http://gunlukyasam.com/?ak_action=api_record_view&id=6958&type=feed" alt=" 8 bin 200 yıllık mühür bulundu"  title="8 bin 200 yıllık mühür bulundu" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gunlukyasam.com/8-bin-200-yillik-muhur-bulundu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Müslümanların En İyi 10 İcadı..</title>
		<link>http://gunlukyasam.com/muslumanlarin-en-iyi-10-icadi.html</link>
		<comments>http://gunlukyasam.com/muslumanlarin-en-iyi-10-icadi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 2009 08:50:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ilginç buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[icatlar]]></category>
		<category><![CDATA[müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gunlukyasam.com/?p=916</guid>
		<description><![CDATA[Müslümanların En İyi 10 İcadı..
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-922" src="http://gunlukyasam.com/wp-content/uploads/2009/09/bulus.jpg" alt="bulus Müslümanların En İyi 10 İcadı.." width="640" height="480" title="Müslümanların En İyi 10 İcadı.." /></p>
<table id="table92" style="height: 350px" border="0" width="748">
<tbody>
<tr>
<td width="499" height="346">
<table style="height: 594px" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="322" align="left">
<tbody>
<tr>
<td width="490" height="505" align="left" valign="top">
<div style="width: 526px;height: 310px">
<table style="height: 389px" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="524" align="left">
<tbody>
<tr>
<td width="524" height="361" valign="top">
<h3><span><span style="font-family: Arial"><span style="color: #0000ff"><strong><span style="font-size: x-small">Kahve:</span></strong></span><span style="font-size: x-small"><span style="color: #0000ff"> </span>Halid isimli bir Müslüman, Etyopya&#8217;nın Kaffa bölgesinde keçilerin yere dökülmüş koyu renkli tohumları yediğini fark etti. Kahve 1645&#8242;te Venedik&#8217;e geldi. </span></span></span></h3>
<h3><span><span style="font-size: x-small;font-family: Arial"><span style="color: #0000ff"><strong>* Satranç:</strong></span> Eski Hindistan&#8217;da ortaya çıkan bu oyuna Persler tarafından bugünkü şekli verildi. </span></span></h3>
<h3><span><span style="font-size: x-small;font-family: Arial"><span style="color: #0000ff"><strong>* Paraşüt:</strong> </span>Endülüslü Abbas Kasım İbn Firnas&#8217;ın asıl amacı uçan bir cihaz icat etmekti. İcadı sadece yere çakılmasını engelledi. </span></span></h3>
<h3><span><span style="font-size: x-small;font-family: Arial"><span style="color: #0000ff"><strong>* Sabun:</strong></span> Mısır ve Romalılar bazı materyalleri temizlik için kullansa da bitkisel yağları sodyum hidroksit ile birleştirip ilk sabunu yapan <a href="http://www.serdarkalkan.com/muslumanlarin_icatlari.htm">Müslümanlar</a>dı. </span></span></h3>
<h3><span><span style="font-size: x-small;font-family: Arial"><span style="color: #0000ff"><strong>* Çelik yelek:</strong></span> ilk kez ok geçirmeyen giysiler yapanlar <a href="http://www.serdarkalkan.com/muslumanlarin_icatlari.htm"><span style="color: #000000">Müslümanlar</span></a>. Hıristiyanlar bunu Haçlı Seferleri sırasında öğrendi. </span></span></h3>
<h3><span><span style="font-size: x-small;font-family: Arial"><span style="color: #0000ff"><strong>* Ameliyat:</strong></span> Ebu&#8217;l- Kasım El Zehravi&#8217;nin, 10&#8242;uncu yüzyılda bulduğu ameliyat yöntemleri ve 200 alet hâlâ kullanılıyor. </span></span></h3>
<h3><span><span style="font-size: x-small;font-family: Arial"><strong><span style="color: #0000ff">*</span> <span style="color: #0000ff">Akşam yemeği:</span></strong> Irak&#8217;tan İspanya&#8217;ya gelen Ali ibn Nafi, 9&#8242;uncu yüzyılda çorbadan sonra et ya da balık yemeğiyle devam eden ve meyve ya da tatlıyla son bulan akşam yemeğini restoranında uygulamaya başladı. </span></span></h3>
<h3><span><span style="font-size: x-small;font-family: Arial"><span style="color: #0000ff"><strong>* Halı:</strong></span> İnsan figürünün kullanılmaması Müslüman dünyasında halıcılığın da gelişmesini sağladı. </span></span></h3>
<h3><span><span style="font-size: x-small;font-family: Arial"><span style="color: #0000ff"><strong>* Çek:</strong> </span>9&#8242;uncu yüzyılda Müslümanlar iş yaptıkları kişilere verecekleri tutarı kağıt üzerine yazıyor bu kağıtlar gerçek para gibi değerlendiriliyordu. </span></span></h3>
<h3><span><span style="font-size: x-small;font-family: Arial"><span style="color: #0000ff"><strong>* Roket:</strong> </span>Çinlilerin gösteri amaçlı roketlerinin içine potasyum nitrat katarak askeri amaçlı kullananlar Müslümanlar oldu. </span></span></h3>
<h3><span><span style="font-size: x-small;font-family: Arial"><span style="color: #0000ff"><strong>* Bahçe:</strong></span> Bahçeyi çiçek ve sanat eserleriyle süsleyip meditasyon merkezi haline getirenler Müslümanlardı.</span></span></h3>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="center"> </p>
<p align="center"> </p>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<p align="center"> </p>
<p align="center"> </p>
<p align="center"> </p>
<p align="center"> </p>
<p align="center"> </p>
<p align="center"> </p>
<p align="center"> </p>
<div><strong><span style="font-size: medium;font-family: Times New Roman"></span></strong></div>
<p> </p>
<p><strong><span style="font-size: medium;font-family: Times New Roman"></p>
<p align="center"> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></span></strong></td>
<td width="239" height="346" align="left" valign="baseline">
<table id="table101" border="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td align="center"> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Popüler Yazılar:</strong>
<ul class="popular-posts">
<li><a href="http://gunlukyasam.com/buluslar.html" rel="bookmark" title="05 Eylül 2009">BULUŞLAR&#8230;</a></li>
</ul>
<p><!-- popular Posts took 4.864 ms --></p>
<img src="http://gunlukyasam.com/?ak_action=api_record_view&id=916&type=feed" alt=" Müslümanların En İyi 10 İcadı.."  title="Müslümanların En İyi 10 İcadı.." />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gunlukyasam.com/muslumanlarin-en-iyi-10-icadi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BULUŞLAR&#8230;</title>
		<link>http://gunlukyasam.com/buluslar.html</link>
		<comments>http://gunlukyasam.com/buluslar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 2009 08:47:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ilginç buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[bilim teknik]]></category>
		<category><![CDATA[buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[icatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Lokomotifin İcadı]]></category>
		<category><![CDATA[Pusulanın İcadı]]></category>
		<category><![CDATA[Radyonun İcadı]]></category>
		<category><![CDATA[Tekerleğin İcadı]]></category>
		<category><![CDATA[Telefonun İcadı]]></category>
		<category><![CDATA[Uçağın İcadı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gunlukyasam.com/?p=913</guid>
		<description><![CDATA[BULUŞLAR...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-924" src="http://gunlukyasam.com/wp-content/uploads/2009/09/bulus-yildizsesli.jpg" alt="bulus yildizsesli BULUŞLAR..." width="559" height="768" title="BULUŞLAR..." /></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype, Palatino, sans-serif"><span><strong><span>Yazı (M.Ö. 3500):</span></strong><span> Tarih kitaplarımızda yazının Sümerler tarafından bulunduğu yazar. Daha yenilikçi yaklaşımlar ise yazının aynı dönemde Mısır uygarlığı tarafından bulunduğunu, yani yazının dünyadaki iki farklı uygarlığın aynı zamanda bulduğu bir şey olduğunu söylüyor. Yazının bulunması, insanlık tarihinde bilgi adına atılmış ilk adımdır.</span></span></span></p>
<p><span><span style="font-family: Palatino Linotype, Palatino, sans-serif"><strong><span>Takvim (M.Ö. 45):</span></strong><span> Takvimler astronomik olaylara göre ayarlanır. Evrende bizim için en önemli iki astronomik hadise de güneş ve ay olduğuna göre takvimlerimizi bunlara göre ayarlamamız son derece doğal. Bugün kullandığımız Gregoryen takvimin babasını, M.Ö. 45 yılında Sezar hazırlamış. Bu takvimin başlangıcı da Cleopatra ile ilk buluşmasıymış. Ancak bu takvim 128 yılda bir 1 gün atarmış. Bunu engelleyecek ince ayar 15 Kasım 1582&#8242;de yapılmış.</span></span></span></p>
<p>Pusula (206):<span><em><strong><span style="color: #000000"> </span></strong></em><span style="color: #000000">Pusula</span>, eski Çin hanedanlıklarından Qin&#8217;in bilim adamları tarafından keşfedilmiş. Çinli büyücüler, mıknatıs taşlarını fal bakarken kullanıyormuş. Sonunda birileri mıknatıs taşlarının belirli bir yönü gösterebildiğini fark etmiş ve ilk pusula böylece ortaya çıkmış. Ancak bu pusuladan çok, bir platformun üzerine bırakılmış bir kaşıkmış. Manyetize edilmiş bir iğnenin yuvarlak bir kutuya konması ise 850 ile 1050 arasında bir zamanda, yine Çin&#8217;de gerçekleşmiş. Pusula olmasaydı neler olurdu bir düşünsenize!</span></p>
<p><span><span style="font-family: Palatino Linotype, Palatino, sans-serif"><strong><span>Matbaa (1439):</span></strong><span> Yazılı bilgiyi ucuz olarak kitlelere ulaştırmak mümkün olmasaydı Rönesans da olmazdı, Pazar sabahı tam sayfa çengel bulmaca çözme keyfi de. Matbaa için gerekli çabaları Johann Gutenberg göstermiş ama safça bir insan olduğundan sürekli kandırılmış. İlk basılan İncil de Bay Gutenberg tarafından değil, makinesine el koyan ortağının oğlu tarafından matbaaya gitmiş. Neyse ki kitaplarda hep Gutenberg&#8217;in ismi var da adamcağızın kemikleri sızlamıyor.</span></span></span></p>
<p><span><span style="font-family: Palatino Linotype, Palatino, sans-serif"><strong><span>Mekanik saat (16. yy):</span></strong><span> Saati öğrenmenin tarihi kısmıyla ilgilenmeyelim, o kısım epey uzun. 1577&#8242;de dakikayı gösteren ilk saat yapılmış. Jost Burgi&#8217;nin amacı, astronomların kullanacağı bir yardımcı üretmekmiş.1656&#8242;da sarkaç icat edilmiş, bu da saatleri daha güvenilir hale getirmiş. Koluna saat takan ilk kişi ise Fransız matematikçi ve filozof Blaise Pascal. Yıllardan 1660. Saat kavramını standartlarına oturtan ise 1878&#8242;de Sir Sanford Fleming olmuş.</span></span></span></p>
<p>Mikroskop (16. yy):<span> Lensler ve büyüteçler, Antik Yunan uygarlığında bile biliniyormuş. Ancak onlar bu lensleri yapmayı değil, sadece ortası kenarlarından daha geniş kristallerin etkilerini biliyormuş. 1590&#8242;da iki gözlük imalatçısı Zaccharis Janssen ve oğlu Hans, bir tüpün içine dizdikleri lenslerin yakındaki bir cismi 10 kat yakına getirdiklerini fark etmiş. 1700&#8242;lü yılların başında Anton van Leeuwenhoek, 270 kat büyüten bir mikroskop yapmış ve olaylar gelişmiş!</span></p>
<p><span><span style="font-family: Palatino Linotype, Palatino, sans-serif"><strong><span>Teleskop (1608):</span></strong><span> Cam, M.Ö. 3500 gibi bulunmuş ama lens haline gelmesi için 5000 sene geçmesi gerekmiş. Hans Lippershey, ilk lensi 1600&#8242;lü yılların başında yapmış. Aslında doğruyu söyleyelim, mikroskopta da okuduğunuz gibi çok önceleri de lensler yapılıyormuş ama nedense tarihe adını o yazdırmış. Teleskop ise 1609&#8242;da, ünlü İtalyan bilim adamı Galileo Galilei tarafından icat edilmiş. Bu teleskop cisimleri 30 kat büyütebiliyormuş. Aynalarla ışığı toplayarak daha performanslı bir teleskobu bulan kişi ise 1704&#8242;de Isaac Newton olmuş.</span></span></span></p>
<p><span><span style="font-family: Palatino Linotype, Palatino, sans-serif"><strong><span>Buhar motoru (1698):</span></strong><span> Buhar motoru, endüstri devriminin başlamasına, dünya için iyi, o dönemde yaşayan zavallılar için pek fena bir sürü olayın yaşanmasına sebep oldu. İlk kez hayvan gücü aşılıyordu ve insanlar çılgınca sürekli bu gücü kullanacakları yeni alanlar buldular. Bunun için 1968&#8242;de buhar motorunun patentini alan Thomas Newcomen&#8217;e teşekkür etme nezaketini gösterdiler mi bilemeyiz tabii.</span></span></span></p>
<p><span><span style="font-family: Palatino Linotype, Palatino, sans-serif"><strong>Elektrik (1832):</strong> Elektrik, elektron akışıyla enerjinin transfer edilmesi sonucu oluşur. Elektriğin M.Ö. 600&#8242;lü yıllarda bilindiği, Antik Yunanistan&#8217;da kürklere amber sürülerek statik elektrik elde edildiği yazılır. Amberleri kürklere o kadar çok sürerlermiş ki gözle görülen elektrik akımları bile oluşurmuş. Elektrik denince akla Edison&#8217;un gelmesi ise kendisinin başarılı bir halkla ilişkilerci olmasından kaynaklanıyormuş sadece. Yoksa buluşta katkısı olan daha pek çok bilim adamı var. Elektrikli sandalyeyi de maalesef Edison bulmuş. Laboratuvar ortamında elektriği ilk kez elde edebilenler ise aynı yıl ayrı ayrı çalışmalarla Michael Faraday ve Joseph Henry.</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: Palatino Linotype, Palatino, sans-serif"><strong>Plastik (1862):</strong> İnsan yapımı ilk plastik, 1862&#8242;de Alexander Parkes tarafından İngiltere&#8217;de yapılmış. Selülozdan yapılan bu madde, ısıtılıp yumuşatılarak kalıba dökülüp soğuyunca, kalıbın şeklini alarak çıkıyormuş. Bundan önce buna benzer bilinen tek madde Charles Goodyear&#8217;ın bulduğu yollarla işlenen doğal kauçukmuş.</span></span></p>
<p>Radyo (1895): <a href="http://www.serdarkalkan.com/radyonun_icadi.htm"><span style="color: #000000">Radyo</span></a>, gelişimini iki buluşa borçlu: telefon ve telgraf. Bu ikisi olmasaymış radyo da olmazmış. 1860&#8242;ta İskoç fizikçi James Clerk Maxwell, radyo dalgalarının varlığını keşfetmiş. İtalyan mucit Guglielmo Marconi, 1895&#8242;te ilk kez bilinçli olarak radyo dalgaları gönderip almayı başarmış. Ancak bugün modern radyonun mucidi, bir takım yasal düzenlemeler sonucu Nikola Tesla sayılıyor.</p>
<p><span><span style="font-family: Palatino Linotype, Palatino, sans-serif"><strong>Penisilin (1928):</strong> Penisilin&#8217;in tüm ekmeğini Alexander Fleming yese de küfün antibiyotik etkisini ilk olarak 1896&#8242;da Ernest Duchesne keşfetmişti.</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: Palatino Linotype, Palatino, sans-serif">Tabii bilimsel olarak; yoksa taa Mezopotamya&#8217;ya, Maya uygarlıklarına dönmemiz gerek. Yani besin zehirlenmelerinin en önemli sebebi olan stafilokok bakterilerinin, penicillium cinsi küfle öldürülebildiğini kayda geçiren kişi Alexander Fleming&#8217;dir. Penisilinin tıptaki hayati önemi, ilk kez II. Dünya savaşı sırasında kanıtlanmış.</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: Palatino Linotype, Palatino, sans-serif"><strong><a href="http://serdarkalkan.com/bilgisayarin_icadi.htm"><span style="color: #000000">Bilgisayar</span></a> (1936):</strong> Kişisel bilgisayarı kim buldu diye sorarsak tek bir yanıt almamız biraz zor. <a href="http://serdarkalkan.com/bilgisayarin_icadi.htm"><span style="color: #000000">Bilgisayar</span></a> tek bir parçadan oluşmayan komplike bir makine ve haliyle üretimine sınırsız sayıda kişi katkıda bulunmuş. Bütün bu parçalar da ayrı birer icat olarak nitelenmeli belki de. Ancak ilk programlanabilir bilgisayar, Konrad Zuse tarafından üretilen Z1&#8242;dir. Yıllardan taa 1936. Ancak bu makinenin tarihini PC&#8217;ler için kullanmamız ne derece doğru bilemiyoruz. Aslında aramızda kalsın, hiç değil ama ne yapalım ki ilk örnek bu.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Palatino Linotype, Palatino, sans-serif"><strong>Transistör (1947): </strong>Transistör, bir devreyi açıp kapayan, bir sinyali güçlendiren, farklı dirençteki devre parçalarını birbiriyle uyumlu hale getiren, hmm, şeydir. Biz bilmiyoruz, öyle diyorlar.</span></p>
<p><span><span style="font-family: Palatino Linotype, Palatino, sans-serif">Transistör için ayrıca elektrik elektronik camiasının en mühim keşfi de diyorlar. Ne yaptığını tam bilmesek de 1947&#8242;de transistörü buldukları için John Bardeen, Walter Brattain ve William Shockley&#8217;ye teşekkür borçluyuz sanırız.</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: Palatino Linotype, Palatino, sans-serif"><strong>Kalp pili (1950):</strong> Kalp pili, kalbin atış hızını ayarlayan bir cihaz. Kanadalı John Hopps, vücut sıcaklığının aniden düşmesi anlamına gelen hipotermiya&#8217;ya çare bulmak için radyo dalgalarıyla vücut sıcaklığını artırmaya çalışırken, tesadüfen kalbin durduğunda mekanik olarak tekrar çalıştırılabildiğini keşfetmiş. İlk ürettiği kalp pili o kadar büyükmüş ki vücudun dışında taşınması gerekiyormuş.</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: Palatino Linotype, Palatino, sans-serif"><strong>Lazer (1960):</strong> LASER, &#8220;Light Amplification by the Stimulated Emission of Radiation&#8221; kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltma. İlk kez 1917 yılında Albert Einstein tarafından &#8220;hayal edilmiş&#8221;. 1954&#8242;te &#8220;maser&#8221; denilen teknoloji bulunmuş, &#8220;light&#8221; kelimesi yerine &#8220;microwave&#8221; kelimesini koyun. Lazerden tek farkı görünmez olmasıymış. 1958&#8242;de &#8220;maser&#8221;in mucitleri Charles Townes ve Arthur Schawlow, görünür bir lazer üzerinde çalışmışlar ancak ilk optik lazer ışınını yaratan kişi Theodore Maiman olmuş.</span></span></p>
<p>Cep telefonu (1973): Cep telefonu düşüncesi 1947&#8242;de ortaya çıkmış. Arabalara nasıl telefon yerleştireceklerini düşünen bilimadamları, yüksek güçlü vericileri aralıklı olarak yerleştirmektense düşük güçlü ucuz vericileri sık aralıklarla yerleştirmenin daha başarılı bir sistem olduğunu düşünmüşler. Tabii o sırada bunu yapabilecek teknoloji ortalarda yokmuş. Martin Cooper, modern cep telefonu cihazının mucidi sayılıyor. İlk cep telefonu görüşmesini 1973 yılının Nisan ayında o yapmış. 1977&#8242;de ilk cihaz imal edilmiş ve 2000 tane sınırlı sayıda üretilerek piyasaya çıkmış.</p>
<p><span><span style="font-family: Palatino Linotype, Palatino, sans-serif"><strong>İnternet (1991):</strong> İnternetin büyükbabası ARPAnet&#8217;in ilk çalışmaları, soğuk savaş döneminde yapılmış. Amaç, yeni bulunan NCP (Network Control Protocol) protokolü sayesinde birbirine bağlanabilen bilgisayarlarla birbirine uzak iki askeri üs arasında bilgi akışını devamlı tutmakmış. 1968&#8242;de artık ağır kalan ARPAnet yerine NSFnet kurulmuş ve bu sefer ağa üniversiteler de bağlanmış. Bu ağ, bugün internet dediğimiz devasa şeyin omurgasını oluşturmuş.</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: Palatino Linotype, Palatino, sans-serif"><strong>İş&#8217;te Genç&#8217;in seçimi &#8211; <a href="http://serdarkalkan.com/tekerlegin_icadi.htm"><span style="color: #000000">Tekerlek:</span></a></strong> Maalesef <a href="http://serdarkalkan.com/tekerlegin_icadi.htm"><span style="color: #000000">ilk tekerleği</span></a> kimler buldu bilemiyoruz. Yani düşünürseniz aslında özel bir seçim olmasını sağlayacak bir hikayesi yok. Tabii şu an elimizin altındaki farede bile olması, özel bir seçim olması için kafi bir neden denebilir. Tekerleğin icadından önce ağır cisimler kaydırılıyormuş. Bir gün zeki bir mağara adamı, kaydırılan şeyin altına tomruklar konursa daha rahat hareket ettiğini görmüş ve tekerlek için ilk adım atılmış. Sürtünmenin fark edilmesi ve tomruğun yontularak aks haline getirilmesi gibi çılgınca şeyler nasıl düşünüldü, aklımız almıyor. Biz olsak hala ittiriyor olurduk.</span></span></p>
<p><span> </span><strong>Popüler Yazılar:</strong>
<ul class="popular-posts">
<li><a href="http://gunlukyasam.com/muslumanlarin-en-iyi-10-icadi.html" rel="bookmark" title="05 Eylül 2009">Müslümanların En İyi 10 İcadı..</a></li>
</ul>
<p><!-- popular Posts took 2.891 ms --></p>
<img src="http://gunlukyasam.com/?ak_action=api_record_view&id=913&type=feed" alt=" BULUŞLAR..."  title="BULUŞLAR..." />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gunlukyasam.com/buluslar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

